Sevgiliyi
başkalarında aramak, tesellilerin en hazini. Tatsız tartışmalarla geçen
bir gece. Sis, soğuk,uykusuzluk ve hepsinden zoru seninle başbaşa
kalamamak. Kabus geçdi. Canım benim. Mezardan fırlamam için sesini duymam kafi. Ölüm, yaşamak istememek. Hastalık, ruhun isyanı. Paris sen yokken rüyalarımın şehriydi, şimdi Paris'im sensin, bütün ışıkları, bütün cazibesi, bütün büyüsüyle Paris. Yalnız
Paris mi? Teninde çöllerin alevi, teninde çöl akşamlarının serinliği.
Paris bir kartpostal kadar cansız, soluk, soğuk. Yalnız sen yaşıyorsun,
yalnız sende yaşıyorum. Seninle, senin için yaşıyorum, seni yaşıyorum.
Senin yanında bütün kadınlar gazete kağıdından kırpılmış gibi düz, sığ,
ruhsuz ve manasız...Sen aşkın ta kendisisin canım benim, kadının ta
kendisisin. Bütün kuvvetin oradan geliyor. Tabiat kadar tabiisin. Ve bir
busende bütünün var, bütünün yani rüyaları, özleyişleri, çırpınışları,
hummaları, şefkatleriyle bütün kadınlık. Her zerren yaşıyor. Sen bitmeyen tek kitap, eskimeyen tek şiir.
1 yorum:
çok hoş bir yazı. Etkilendim
Yorum Gönder